İbrahim saraçoğlu LAVANTA KÜRÜ

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Şifalı Bitkiler

ibrahim saraçoğlunun mucizevi kürlerinden biride saçlar için lavanta kürüdür.dökülen ve yıpranmış saçlar için lavanta kürünün tarifi şöyle:

LAVANTA KÜRÜNÜN HAZIRLANIŞI

Kaynayan 3 bardak suyun içine bir tutam lavantayı atarak ve 15 dk. dinlendiriyoruz.

sıcakken süzüp saçlarımızı bu su ile iyice ıslatıyoruz

yarım saat bekledikten sonra saçları sadece Devamını Oku…

Damar hastalıklarına iyi gelen şifalı bitkiler

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Şifalı Bitkiler

Armut, damarların içinde biriken tortuları eritip, idrarla dışarı atar.

Ayçiçek yağı (soğuk preslenmiş) damar kireçlenmesine çok iyi gelir. Damar sertliği, kolestrol ve tansiyona içerdiği pektin maddesi nedeniyle iyi gelir.

Çavdar lezzetli bir ürün olup vücuda enerji verir. Damar sertliği ve dolaşım bozukluğu sorunu yaşayanlar için yararlı bir üründür.

Domates, sarımsak, limon, maydanoz, armut damar sertliği ve Devamını Oku…

Penis büyüklüğü milyonlarca erkeğin ortak sorunu

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Cinsellik

Eğer penisinizin yeterli kadar büyük olmadığını düşünüyorsanız, penisinizden utanıyorsanız ve bu durum cinsel hayatınızı olumsuz yönde etkiliyorsa, kesinlikle yalnız olmadığınızı bilmelisiniz.

Yapılan araştırmalar ve anketler göstermiştir ki her 10 erkekten 8 tanesinin (%80 lik oran) penisiyle ilgili bir sorunu vardır. Kimi erkekler penislerinin Devamını Oku…

Tüp bebek hakkında sıkça sorulan sorular (sss)

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Tüp Bebek

Tüp BebekHakkında Merak Edilen Bilgiler

Çiftler korunmadan 1 yıl süre ile çocuk sahibi olamamışlarsa ve yardımla üreme teknikleri kullanılarak çocuk sahibi olmak istiyorlarsa, yapılacak ilk iş erkek için sperm sayımıdır. Erkeklerde sperm sayısının zayıf olduğu durumlarda hemen yardımcı üreme tekniklerine başvurulabilir. Eğer kısırlık tedavisi için müracaat eden çiftlerden erkeğe ait kusur varsa erkeğin tedavisi çoğu kez yardımla üreme tekniklerine dayanır. Hanımlarla ilgili sorunlar ise kanalların tıkalı olması ya da Devamını Oku…

Türkiyede Her yıl 5000 yeni tüp bebek

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Tüp Bebek

Tüp bebekte başarı oranı YÜZDE 15

Türkiye’de yıllık ortalama 300 bin çocuk doğuyor. Bu çocukların yüzde 5′i ise tüp bebek yöntemiyle dünyaya geliyor.

Türk Jinekoloji Derneği tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de bir yıl içerisinde ortalama 40 bin tüp bebek uygulaması yapıldığını ve bu uygulamaların yüzde 15′inden olumlu sonuç alındığını söyledi. Türk Jinekoloji Derneği başkanı , “Yılda ortalama 300 bin Devamını Oku…

Uyku bozukluğu ve tedavisi

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Uyku

Uykunun dönemleri var mıdır?

Uykuda farklı 5 dönem dikkati çekmektedir. Bu dönemlerden birisi REM (Rapid Eye Movement) diğerleri ise Non-REM olarak adlandırılmaktadır. Non-REM dönemi kendi içinde iki ana bölüme ayrılabilir:

Uykusuzluk nedir?

Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin sorunlar, dinlendirici olmayan uyku, insomnia (uykusuzluk) karşılığı kabul edilmektedir. Gündüzleri yorgunluk hissi, duygu alanında değişmeler (huzursuzluk, hırçınlık gibi), verimlilikte azalma, hatta düşünsel işlevlerde bozulma tabloya eşlik edebilmektedir.

Yüzeyel uyku (1. dönem ve kısmen 2. dönem)

Derin uyku (3. ve 4. dönemler). Bu dönemleri içine alacak şekilde bir tanım yapılırsa uyku, uyanıklıkla 5 uyku dönemi arasındaki periyodik geçişlerdir denebilir.

Genellikle kısa bir uyanık dönemden sonra insanlar 1., 2., 3. ve 4. döneme girmektedir. Uykunun başlamasından yaklaşık 90-120 dakika sonra da ilk REM dönemi ortaya çıkmaktadır. Daha sonra da 90-120 dakikalık aralarla bir gecede 3-5 REM döneminden geçilmektedir. Genç erişkin insan uykusunun yaklaşık olarak %5-10’unu 1. dönem, %45-60’ını 2. dönem, %20-25’ini 3. ve 4. dönem ve %20-30’unu REM dönemi kapsamaktadır. Genel olarak uykunun ilk üçte birlik bölümünde Non-REM, son üçte birlik döneminde de REM uykusu daha fazla yer almaktadır.

Yüzeyel uyku, uyku-uyanıklık geçişi arasındaki dönemi Devamını Oku…

Bel fıtığı tedavisi sonrası

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Eylül 3, 2010
Kategori: Bel fıtığı

Bel fıtığına yakalanan hastaların büyük çoğunluğu konservatif tedavi dediğimiz ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Fakat cerrahi lüzumluysa bunu da geciktirmemek gerekir, çünkü günümüzde uygun ve yeterli bir teknikle tecrübeli doktorlar tarafından ameliyat edilen hastalarda başarı oranı % 99 civarındadır. Doğru hasta, doğru zamanda, doğru teknikle, doğru ekip tarafından, doğru âlet ve cihazlar kullanılarak ameliyat edilirse başarı şansı yükselmektedir. Cerrahın dikkat ve deneyimi, ciltten itibaren dokulara çıplak gözle müdahale edilmemesi, aydınlatmanın iyi olması, gerektiğinde spinal veya epidural anestezi kullanılarak genel anestezinin devre dışı bırakılması elde edilen yüz güldürücü sonuçların oranını artırırken, komplikasyonları da giderek azaltmaktadır. Ameliyat yerindeki yüzeyel veya derin dokuların iltihabı, yapışıklıklar, epidural nedbe dokusu teşekkülü, dura mater denilen kalın zarın zedelenmesi gibi nisbeten basit komplikasyonların yanında sinir elemanlarının, komşu yapıların, iç organların, büyük damarların zarar görmesi gibi önemli komplikasyonlar ve diğer birtakım istenmeyen olaylar tıpta en ileri düzeydeki Devamını Oku…

Şiddetli Sırt Ağrıları

Yazar: admin | Tarih: Salı, Ağustos 17, 2010
Kategori: Hastalıklar

sırt ağrısıVücuda destek olan sırtı önemsememek hiç doğru değil. Sırt ağrıları milyonlarca insanın ortak sorunu. Özellikle gelişmiş ülkelerde sırt sorunları önemli bir probleme dönüştü. Bunun için sırt sağlığına özen göstermeliyiz.

Yapılan bir araştırmaya göre sırt ağrılarından yakınanların yüzde 35’i için sırt ağrıları kronik bir soruna dönüşüyor. İnsanların sırtları neden ağrır? Tıp uzmanları başlıca nedenleri şöyle sıralıyorlar: Kötü duruş, incinme, stres, hamilelik, yaşlılık ve aşırı kullanma.

Duruşa dikkat

Eğer düzgün durmayı ilke edinirseniz sırt ağrılarınızın azaldığını göreceksiniz. Bir süre sonra da hiçbir şikayetiniz kalmayacak. Otururken öne doğru eğilmemeye dikkat edin. Omuzlarınız öne doğru gelmesin. Sürekli olarak omuzlarınızı geri itin ve midenizi içinize çekin. Böylece vücudun ağırlığını eşit olarak çeşitli bölgelere dağıtmış olursunuz. Sakın bacak bacak üstüne atarak oturmayın. Bu alışkanlık kan dolaşımını zorlaştırır. Eğileceğiniz zaman sırtınızı öne eğmeyin. Dizlerinizi kırarak diz çökün. Böylece sırtınıza fazla yük binmesini önlersiniz. Alışverişten dönerken, yükü bir elinizde taşımayın. İki ayrı çanta ya da torbaya eşit miktarda malzeme koyun ve öyle taşıyın. Sırtınız ve omuzlarınız arasında denge kurulmasını sağlamakla, sırt ağrısı çekmekten kurtulursunuz.

Ağrılara neden olan hastalıklar nelerdir ?

Schuermann hastalığı:

Boyun ve bele göre sırttaki omurlar daha az hareketlidir. Bu nedenle büyüme çağında kan dolaşım problemlerine ait omur düzeyindeki gelişim hastalıkları en çok sırtta görülür. Büyüme çağında kas, eklem uyumsuzluğu yaşayan çocukların sırtlarında ortaya çıkan kifoz adı verilen yuvarlılık, kamburlaşma sırt ağrısına neden olabiliyor. Hastalığın habercisi olabileceği gibi bu dönemde öne doğru eğilmelerden de kaynaklanabilir. Skolyoz, çocukluk ve genç erişkinlik dönemlerinde omurganın üç boyutta eğrilmesi sırt ağrısıyla kendini belli edebilir. Bu sırt ağrıları hareketle artan dinlenmeyle geçen özelliktedir.

Enflamatuar (İltihaplı) romatizmal hastalıklar:

Enflamatuar, gece ağrıları diye adlandırılan bu sırt ağrıları hastalığın en çok bilinen belirtisidir. Gecenin ikinci yarısında uykudan uyandırabilecek şiddette görülür. Ağrıların yanı sıra eklem şişmeleri, sabah sertliği şikayetleri ortaya çıkar. Romatizmal hastalıklarda erken tanıyla, hastalık nedeniyle Devamını Oku…

Erkeklerde Andropoz

Yazar: admin | Tarih: Salı, Ağustos 17, 2010
Kategori: Erkek Hastalıkları

Andropoz Yaygın olarak kadınlarda menopozun etkileri üzerine konuşulur. Gelişen çağımızda teknoloji sayesinde kadınları menopoza geçiş dönemi ve sonrası hakkında bilgilendirme amaçlı olarak internet dünyasında fazlasıyla bilgi yer alır. Oysa bu süreçler doğa gereği yalnız kadınlar için değil erkekler için de geçerlidir. Erkeklerde bu dönem “Andropoz” olarak adlandırılır. Edinilen bilgileri dikkatle okumanızı öneririz. Çünkü erkekler “Andropoz” dönemlerini daha zor ve sıkıntılı yaşıyorlar, sonrasında ise çekilmez olabiliyorlar.

Andropoz nedir?

Erkeklerin ileri yaş dönemlerinde erkeklik hormonlarında düşüş başlar, işte bu düşüşün başladığı döneme “Andropoz” denir. Aslında erkeklik hormonu tümden yok olmadığından buna “Androjen yetersizlik sendromu” deniliyor. Erkeklerin bu durumunun tek farkı ise kadınlarda bıçak sırtı olarak tabir edilen durumun tersine erkeklik hormonunun azalması ile birtakım belirtilerin ortaya çıkmasıdır.

Erkeklik hormonu azalması olan andropozun belirtileri nelerdir?

Andropozda, bedensel belirtiler ile cinsel fonksiyon yakınmaları ve psikolojik etkiler olarak ortaya çıkar.

Psikolojik yönden; sinirlilik, kaygı, depresif ruh hali, kronik yorgunluk hissi ve motivasyonda azalma görülebilir. Hafızayı da olumsuz etkilediğinden unutkanlık sorunları baş gösterebilir. Aynı şekilde kişide zihinsel sorunlar var ise andropoz ile bu durum tetiklenebilir.

Bedensel yönden; konsantre olamama, halsizlik, uyku ihtiyacında artış, kas Devamını Oku…

Ender saraç şişmanlatmayan kebap tarifi

Yazar: admin | Tarih: Cuma, Ağustos 13, 2010
Kategori: Diyet

Ender saraç şişmanlatmayan kebap tarifi

4 adet orta boy patlıcan
150 g tavuk eti
1 orta boy kuru soğan
3 diş sarımsak
3 adet çarliston biber
1 demet maydanoz
5-6 adet kültür mantarı
1 çorba kaşığı biber salçası
2 çorba kaşığı zeytinyağı
3 çorba kaşığı tam buğday unu
1 bardak soğuk light süt
100 g light kaşar
1 çay kaşığı himalaya
1 çay dağ kekiği
Yarım çay kaşığı kimyon
Yarım çay kaşığı mercanköşk

ŞİŞMANLATMAYAN KEBAP YAPILIŞI: Patlıcanları alacalı soyup, tuzlu suda bekletiniz. Bütün sebzeleri küp küp doğrayınız. Sırasıyla zeytinyağında önce soğan ve tavukları kavurup, sebzeleri de ekledikten sonra iyice öldürünüz. Salça ve 2 su bardağı su ekleyiniz, ağır ateşte kaynamaya bırakınız. Ayrı bir tavada zeytinyağında tam buğday ununu kavurarak soğuk süt ekleyip, beşamel sos kıvamına getiriniz. Patlıcanların içini oyduktan sonra kaynayan karışımı süzdürerek patlıcanlara döşeyiniz. beşamel sos, Devamını Oku…

  • yaşaarrr: karabaş otu ne güzel bir bitkidir damar açıç...
  • ayhan: merhaba benim penisim kirildi ameliat oldum, ameli...
  • uğur: Normal cilt lekeleri içinde geçerlimi acaba teş...
  • desire: merhaba geçen hafta bugün 1 hafta oldu sağ kür...
  • Mustafa Doğançay: Selamlar Evet ameliyat gerektirmeyen ve tamamen...