Rahim Ağzı Yarası

Yazar: hilal | Tarih: Cuma, Temmuz 30, 2010
Kategori: Hastalıklar

Rahim ağzında doku tabakasının değişim sonucu kırmızı, yaraya benzer bir durumun oluşmasıdır. Yara ve erozyon sözcükleri hastalığın asıl karakterine uymamaktadır. Çünkü gerçek bir yara, yoktur. Bazen kronik servisitle birlikte bulunur. Normal gebelik döneminde ve doğum kontrol hapları kullananlarda sıklıkla görülür. Doğumdan sonra ya da doğum kontrol haplarının bırakılmasından sonra genellikle kaybolur. Servikal erozyyonlarm, servikal kanserle bir ilişkisi yoktur. Erozyonların çoğu bir yakınmaya neden olmaz ve tedavi de gerektirmez. Kanlı, mukuslu bir akıntıya ve cinsel birleşme sonrası kanamalara yol açabilir. Böyle durumlarda, bir hekim tarafından hastalığın değerlendirilmesi gerekir.

Adet düzensizliği nedenleri

Yazar: admin | Tarih: Perşembe, Mart 18, 2010
Kategori: Kadın Hastalıkları

Regl düzensizliklerinde esasında yumurtlama mekanizmasının etkilendiği durumlar nedenler arasında en önemli sıralarda yer alır. Bu problemin hormonal nedeni çözülerek regl düzeni sağlanabilir.

Bu grupta stres, kilo değişiklikleri, sosyal konum değişiklikleri ve kadının yaşı yer alır. Bir başka grup ise regl düzeninin bozulmasına yol açan ve altta organik nedenlerin yer aldığı Devamını Oku…

Adet düzeni nasıl olmalı ?

Yazar: admin | Tarih: Salı, Mart 9, 2010
Kategori: Kadın Hastalıkları

Adet düzensizlikleri, adet sancısı, geçirilebilecek karın içi veya vajinal iltihaplar gibi durumlar gelecekteki doğurganlık azalmasının belirtisi olabileceğinden bunların atlanmaması gerektiğine işaret eden Op. Dr. Kolankaya, kadınların adetlerinin 21-35 gün arasında olmasının normal olduğunu, eğer bu süre dengesiz şekilde gidiyorsa mutlaka kontrol ettirilmesi gerektiğini söylüyor.

Adet kanamalarında dikkat edilmesi gereken bir başka noktanın ise kanama miktarı olduğunu hatırlatan Kolankaya sözlerine şöyle devam ediyor:
“Kanama miktarı kadınlarda genellikle şöyledir; birinci gün başlar ikinci ve üçüncü gün çok yoğunlaşır, dördüncü ve beşinci gün hafifleyerek kesilir.

Ancak, eğer kanama bir gün sürüyorsa bu durum hormon eksikliğini, yumurtlama kapasitesinin düştüğünü gösterebildiği için bir hekime başvurmakta fayda var. Eğer, kanama 10 gün boyunca yoğun bir şekilde devam ediyorsa, bu rahim içi dokuda bir takım değişikliklerin göstergesi olabildiği gibi, rahim kanseri riski de oluşturabildiği için mutlaka hekime başvurmak gerekir. Kanama eğer lekelenmeler şeklinde veya ilişki sonrasında ortaya çıkıyorsa hormon bozukluğu olup olmadığını araştırmak gerekir.”

Bunların dışında karın ağrıları ve karın ağrılı enfeksiyonlarda da önemli ve kalıcı bir hasar oluşmadan hekime başvurmak gerektiğini belirten Op. Dr. Kolankaya, dikkat edilmesi gereken diğer noktalara ilişkin şunları söylüyor:
“Tüberküloz, tüpleri ve rahim içi kanallarını da tutabildiği için, tüberküloz geçirmiş kadınların çocuk istedikleri zaman kontrolden geçmeleri gerekir. Başka hastalıklara bağlı olarak da tüpler tıkanabilir. Geçirilmiş ağır karın içi enfeksiyonlar sonrasında ya da klamidya adı veriler cinsel hastalık, vajinal akıntıda veya eşte tespit edildiği zaman mutlaka dikkatli olmak lazım.”

Düşük

Yazar: admin | Tarih: Pazar, Kasım 15, 2009
Kategori: Anne Ve Bebek

Düşükler
Günümüzde çok sık yaşanan ve her gebe kadının korkulu rüyası olan düşükler hakkında…

Düşük, normalde 40 hafta olarak tanımlanan gebeliğin, 20inci hafta öncesinde, fetus ve ekleri ile dışarı atılması olayına denir.

Düşük nedenleri bebeğe, anneye ve babaya ait olabilir. Daha çok gebeliğin ilk 3 ayında rastlanan düşüklerde bebekte genetik anormallik olma şansı yüksektir. Doğum olsa bile zaten sağlıklı olmayan, zeka geriliği ve kalp hastalığı gibi ciddi problemlerde seyreden gebeliklerin büyük kısmı ilk 20 hafta içinde sonlanır. Özellikle ilk 3 ayda radyasyon, bazı enfeksiyonlar, toksit etkili kimyasal maddeler, kan uyuşmazlığı ve bebeğin gelişiminde çok önemli olan plasenta (eş) anormallikleri de düşük sebebidir. Anneye ait enfeksiyonlar (mikrobik durumlar), rahim ağzında yerleşmiş bir takım ……, daha çok çiğ et yemekle bulaşan toxoplasmosis, kızamıkçık virüsü ve daha çok sayıda mikrobiyolojik ….. düşük sebebidir. Annede mevcut böbrek hastalıkları, Devamını Oku…

Orgazm

Yazar: admin | Tarih: Pazar, Kasım 15, 2009
Kategori: Cinsellik

Orgazm tamamı ile beyin ve vücudun birarada hareket etmesi ile ilişkili bir olaydır.İnsan beyni seksüel uyarıları duyu organları vasıtası ile alır, işler ve öğrenilmiş tecrübelerin ışığında gövdenin cevap vermesini sağlar. Beyindeki seksüel uyarı görme (partneri çıplak olarak görme), dokunma, işitme (partnerin sesini duyma), koku gibi duyusal faktörler veya düşünce (seksüel fantazi) ile başlayabilir. beyin ve vücut seksüel uyarılmayı ayrı ayrı başarabilmelerine rağmen orgazm ancak bulnarın birarada hareket etmeleri ile gerçekleşebilir. Kadınlarda sadece düşünce yolu ile hiçbir fiziksel temas olmadan orgazm yaşanabilir ancak bu durumda da beeynin ürettiği orgazmı vücüt yaşamaktadır. Doğum esnasında bile bu uyarıların bulumasına rağmen orgazmın olmaması bu hadisenin zihinsel yönünü işaret etmekte ve daha ziyade öğrenilmiş bir fonksiyon olduğunu düşündürmektedir.Orgazm bazı yazarlara göre sadece cinsel bir zevk değil gebeliğin oluşmasında etkin rol oynayan bir faktördür. Bu yazarlara göre rahim kasılmaları spermlerin tubalara daha kolay ulaşmasını sağlar.

Kadında orgazm 4 aşamada incelenir.
1. Uyarılma fazı: Seksüle uyarılmanın ilk belirtisi memelere ve genital organlara giden kan miktarında artma ve göllenmedir.Bu göllenme vajinal dokuların arasına sıvı sızmasına ve bu sayede vajinal sekresyonda artış ve ıslanmaya neden olur.Benzer şekilde meme uçları biriken kana bağlı olarak belirginleşir.Rahim yukarıya doğru çekilir, büyük dudaklar şişer ve açılır, klitoris kabarır.
Bu safhada olan olayların özetine bakacak olursak

10-30 saniye içinde vajinada ıslaklık başlar
Vajinanın alt kısmı genişler
Rahim ağzı ve rahm yukarı doğru çekilir
Labialar düzleşir ve araları açılır
Küçük dudaklar büyür
Klitoris büyür
Meme uçları kasların kasılması sonucu dikleşir
Memelerin boyutları büyür.
2.Plato fazı: Bu faz esnasında vajinanın dış 1/3 kısmındaki kan göllenmesi nedeni ile Devamını Oku…

Vajinal duş

Yazar: admin | Tarih: Pazar, Kasım 15, 2009
Kategori: Cinsellik, Kadın Hastalıkları

Vajinal duş nedir?
Vajinal duş, vajinal akıntı ya da diğer materyali mekanik olarak temizlemek için vajina içini basınçlı su ya da başka bir sıvı ile yıkamak anlamına gelir. Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü materyal ya da ilaç da mevcuttur.

Kadınlar neden vajinal duş yaparlar ?
Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için
Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmak için (vajinal duş be gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
Vajial kokuları azaltmak için. Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar mutlaka jinekologlarını ziyaret etmelidirler. Vajinal duş durumu düzeltmek yerine daha da kötüleşmesine neden olur.
Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.
Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlar ile vajinal temizlik önerebilirler. Bu amaçla yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktorunuzun önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlar ile yapılmalıdır.
Vajinal duş sağlıklı mıdır?
Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır: HAYIR

Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir. American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece %30 oranında azaltmaktadır.

Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur. Duş sırasında yeni mikroorganizmaların vajinaya girişine neden olunabilir. Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler. Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda Devamını Oku…